http://popoff-senia.myjino.ru/pab/virashivanie-avtotsvetov-v-groubokse.html

Yaşayan Rönesans Adamı

Yaşayan Rönesans Adamı

go to link Gönderildi.Serkan Alpkaya in Biyografi, Kitap & Dergi & Blog, Yazarlar

see http://www.youtube.com/watch?v=Sb3cQZHGPPk bu link eşliğinde okunması salık verilir.

что будет если дышать бензином source link Ketil Bjornstad

follow site Ketil Bjørnstad 25 nisan 1952 doğumlu Norveç’li piyanist, besteci, romancı ve şair, kısacası çok yönlü bir sanatçıdır.

трамадол купить в домодедово Jazz müziğinin gerçekten en önemli piyanistleri arasındadır. Müzik konusundaki bu olağanüstü yeteneğiyle birlikte edebiyat alanında da büyük başarılara imza atan sanatçılardandır. Müzik kariyerinin yanında hobi olmayan gerçek edebi kimliği de birlikte yürüten çoğunluğun ifade ettiği gibi bir ”Rönesans İnsanı” dır.

наркотик морская соль Müzik hayatına küçük yaşlarda klasik müzikle başlayan Ketil Bjørnstad daha sonraki yıllarda jazz’ı seçecek ve modern jazz’ ın öncülerinen biri olacaktır.

купить метамфетамин в украине Amelia Christie ve Robert Riefling ile başlayan piyano eğitimine daha sonraları Londra ve Paris te devam edecektir. Son derece parlak bir müzik kariyeri vardır.

сайты где можно купить Henüz 16 yaşındayken Bela Bartok’un üçüncü piyano konçertosunu konser piyanisti olarak yorumlayacaktır.

2010053023094020100530230923

   Daha sonraki yıllarda piyano eğitimine devam ederken jazz ve rock’a doğru bir yönlenme olacaktır. Gitarist Terje Rypdal ve bascı Arild Andersen ile birlikte davulcu Jon Christensen ile birlikte Amerika’lı çellist David Darling müzik hayatındaki en önemli kişilerdir.

Bu sanatçılarla birlikte 50 den fazla albüm yapmıştır. Universal ile başlayan bu serüven daha sonra ECM’e transfer olmakla sonuçlanacaktır.

Daha sonraki yıllarda müzik çalışmalarını son derece önemli müzisyenlerle birlikte yapmaya devam edecektir. Bunlardan bir kaçını yazacak olursam;

Kristin Asbjørnsen, Bendik Hofseth, Trilok Gurtu, Marilyn Mazur gibi sanatçıları söyleyebilirim.

Hemen hemen her albümünde değişik sanatçılarla birlikte çalışmaktan çekinmeyen kendini gerçek anlamda müzik sevgisi içersinde sanatına adamış müzisyenlerdendir.

Sayısız albümü olan sanatçının bazı eserleri şunlardır;

сальвия дивинорум купить Diskografi

Apning (1973)
Berget det Bla (1974)
Tredje Dag (1975)
Lise Madsen, Moses og de Andre (1975)
Finnes du Noensteds I Kveld (1976)
Selena (1977)
Musikk for en Lang Natt (1977)
Leve Patagonia! (1978)
Svart Piano(1979)
Tidevann (1980)
Och Manniskor ser Igen (1980)
La Elva Leve! (1980)
Tredvearskrigen (1981)
Engler I Sneen (1982)
Bjornstad / Paus / Hamsun (1983)
Aniara ((1983)
Mine Dager I Paris (1984)
Manniskors makt (1985)
Natten (1985)
Preludes Vol. 2 (1985)
Three Ballets (Pianology / Ophelias arrival / Minota) (1986)
Karen Mowat-Suite (1988)
The Shadow (1990)
Odyssey (1990)
Rift (1991)
Messe for en Saret Jord (1992)
Losrivelse (1993)
Water Stories (1993)
Preludes(1993)
Pianology (1994)
Ophelias arrival / Minota (1994)
Svart Piano / Tredje Dag (1994)
For den som elsker (1994)
30 Arskrigen (1994)
Salomos Hoysang (1995)
Sanger fra en Klode (1995)
The Sea (1995)

Haugtussa (1995)

The Davidssalmer ) (1995)

The River (1996)
Reisetid (1997)
Ett liv (1998)
The Sea II (1998)
The Rosenborg Tapes, Volume I—New Life(1998)
The Rosenborg Tapes, Volume II—20 Variations..
Himmelrand (1999)
Epigraphs (2000)
Grace (2001)
Before the Light (2001)
Old (2001)
Early Years (2002)
The Nest (2003)
Profeten (2003)
Seafarer’s Song (2004)
Solskinnsdypet (2004)
Floating (2006)
Rainbow Sessions (2006)
Devotions (2007)
The Light (2008)
Remembrance (2010)
Night Song (2011)

 

Onu daha yakından tanımak isteyenler web sayfasından daha detaylı bilgilere ulaşabilirler.

web sitesi :http://www.ketilbjornstad.com/

 

Onu ve yaptığı müziği gerçekten iyi anlayabilmenin yollarından biri de kuşkusuz Türkçe’ye çevrilmiş eserlerini okumakla da doğru orantılıdır.

30 dan fazla kitabı olan sanatçının Türkçeye çevrilmiş Müzik Uğruna adlı kitabı gerçekten müzisyenlere ait duygu ve düşüncelerin yazıya dökülmüş şekli olup son derece usta ve güçlü bir kalemle müzikle ilgili algılayışları günümüz insanının sorunları ve yaşama bakış açılarıyla ortaya koyan bir romandır.

 

2010053023141220100530231455

 

Roman kahramanlarının içinde bulundukları ruh halleriyle yapılan iç konuşmalarla insan ilişkileri boyutunda toplumsal eleştiriye varan son derece güzel bir roman açıkcası.

Tüm hayatını müziğe adayarak ve adanmışlığın karşısında ödenen bedeller ve bu uğurda yapılanların sorgulandığı tüm bunlar yapılırken yaşama ait gizleri de bulabileceğimiz bir kitap ta aynı zamanda…

Müzik eğitiminin o aslında yıkıcı yanlarını çok iyi bilen biri olarak tüm yaşamın o siyah ve beyaz renklerin arasında kaybolmasının insanda yarattığı etki beraberinde insana ait özelliklerin yasaklanmasıyla düşülebilecek boşluğun çok ama çok iyi sorgulandığı bir kitap olarak ele alabiliriz.

İster müziğin içinde olalım, yada istersek dinleyici olalım bu kitapla birlikte müzisyenlerin yaşamlarıyla ilgili hiç akla gelmeyecek yanları derin bir hüzünle okuyabilirsiniz.

Edebiyat alanında yazdığı eserleri sıralayacak olursam ortaya gerçekten uzun bir liste çıkıyor:

Eserleri

Alene out (şiirler, 1972)
Closer (şiirler,1973)
Nattsvermere (roman, 1974)
Kråker and fighters (roman, 1975)
Pavane (roman, 1976)
Winter Town (roman 1977)
The country on the other side (roman, 1979)
Bingo! or: a virtue of necessity (roman, 1983)
Oda ! (dokumentarroman, 1983)
Prelude-I ( 1984)
The personal motive (roman, 1985)
We accuse! Treholtsaken and legal protection (Revised Edition, 1986)
G-moll-balladen (dokumentarroman, 1986)
Conversations with Lill (portrait interview, 1986)
Oppstigning from the invisible (roman 1988)
Storm (roman, 1989)
Twilightpossibilities (roman, 1990)
Villa Europa (roman, 1992)
The story about Edvard Munch (dokumentarroman, 1993)
Euro(roman, 1994)
Game! Ole Bull and Myllarguten (play in five acts, 1995)
Blåmann. Music and lyrics by 20 years (1995)
Drift (roman, 1996)
Dream of the sea (roman, 1996)
The road to Dhaka (roman, 1997)
Spiritual (roman, 1998)
Fall (roman, 1999)
Ludvig Hassels tusenårsskifte (roman, 2000)
Jæger (biography, 2001)
The man who walked on Earth (2002)
Tesmann (2003)
Days and nights in Paris (2003)
To the music (2004)
Flammeslukeren. Ole Bull – a life. (2005)
Liv Ullmann – Life Lines. (2005)
Stories of vulnerability (Together with Catharina Jacobsen) (2007)
The River (2007)
Kolbein Falkeid – a close-up (2008)
Damen i Dalen (roman, 2009)

İşte böylesine müzikle ve edebiyatla iç içe geçen bir sanatçının yaşantısını ortaya koyabilmek gerçekten büyük bir sevinçtir benim için.

Bu büyük müzisyenin kitaplarından biraz daha detaylı olarak söz etmek istiyorum.

Henüz Türkçeye çevrilmiş iki kitabı var. Bunlardan biri; özgün adı Til musikken olan Müzik Uğruna adlı kitabıdır.

Metis yayınlarından çıkan bu kitap için şöyle bir açıklama var bunu buraya almak istiyorum.

“İnsanı bir çağlayan gibi sürükleyip karanlık dünyasında alıkoyan bir ergenlik öyküsü. Zira alışılmadık bir ergenlik ve alışılmadık bir öykü: Hayatını konser piyanisti olmaya adamış lise çağında bir müzisyen ve onunla aynı tutkuyu paylaşan, birbirlerinden hayli farklı olsalar da müzikte birleşen ve müzikte rekabet eden arkadaşları. Norveç sanat dünyasının en önemli isimlerinden müzisyen ve edebiyatçı Ketil Bjørnstad, Kuzey Avrupa’ya özgü dehşet verici yabancılaşmayı kuvvetli kalemiyle ve sarsıcı bir duyarlıkla işliyor. Yazarın Türkçede ilk romanı.”

 

Bu kısa açıklamaya bağlı kalmayarak kitabın tamamının okunmasından yanayım.

Gerçekten öylesine ustalıkla müzik olgusuyla çağımızın her döneminde var olan bazı duygularımızın eleştirisi var ki okurken romanın kahramanlarının neler hissetmiş olabileceğini ta içinizde duyabiliyorsunuz.

Çağımızın büyük yalnızlık gerçeğinin paslı tadını alabiliyorsunuz.

Ve herşeyden önce başarı olarak adlandırılan bir çok şeyin geçmişinde bu başarıyı elde edebilmek için nelere katlanılabileceğini, yada katlanılamayacağını bedeninizin tüm hücrelerinde hissedebiliyorsunuz.

Çünkü içinde yaşadığımız anlamsız sistem hemen herşeyi bir bütünden aıyırarak sizin kendinize yabancılaşmanızı ve ötekileşmenizi sağlarken karşı olduğunuz bazı kavramların ta içinde yaşadığınızı duyumsayabiliyorsunuz.

Müzik asla hiç bir zaman bağımsız olamadı. Daima bir şeylerin aracı olarak kullanıldı. Öylesine benimsedik ki müziğe yüklediğimiz bu anlamı bir yerde buna sanat derken geride bıraktıklarımızla ilgilenen kimse çıkmadı.

En büyük övgüleri düzerken, avuçlarımız patlarcasına kişileri alkışlarken Latin Amerikadaki fiesta mantığıyla hareket edip mutluluklarımızda görülmeyen gözyaşlarını sakladık.

Ve bir müzisyen çıkıyor, öylesine usta bir yöntemle bunları gözlerimizin önüne seriyor ki etrafa yayılan hava üşümemizi sağlıyor…

 

Kitaptan küçük bir alıntı;

“Sonunda sahneye çıktığımda salondaki hayranlık dalgasının nasıl çekildiğini fark ettim. Tıpkı neşeli insanlarla dolu bir balonun havada yaptığı gezinin ardından kendisini havada tutacak gazı ve ateşi kalmadığı zaman iniş yapması gibi. Aulae yüzlerce metrekare kumaşın çimenlerin üzerine serildiği, halatların gerçekliği yere indirdiği, herkesin yavaş yavaş gezinin bittiğini anlamaya başladığı hüzünlü bir toprak parçasına dönüşüyor.

Yeni bir finalist kuyruklu piyanonun başında sessizce duruyor.
Bu benim. Aksel Vinding.

Piyanonun başında onları büyüle Aksel.”

Dipnot: Sanem Uçar’ın Ketil Bjornstad’ı anlattığı yazısından derlenmiştir.

 

Serkan Alpkaya

 

 

Hakkında Serkan Alpkaya

Ankara Üni. Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nde Ön Asya Arkeolojisi okuyor. Gençlerbirlikli. Gökçeada aşığı. Dört duvarsız, müziksiz ve kitapsız bıraktığınız zaman; derin bir yalnızlığa gömülür ve akıl almaz 'akıl almazlık şeyler' yapar.

Cevap Ver.

Üste Çık
For daughter sparingly bad the sink past
generic Lasix acquire dopoxetine