go to link

Karanlık Üzerine Öyküler: Zeki Demirkubuz II

Karanlık Üzerine Öyküler: Zeki Demirkubuz II

http://techview.pl/nado/kupit-skorost-v-kemerovo.html Gönderildi.Seyfi Demirci in Kültür Sanat, Sinema & TV, Yazarlar, Yorum & Görüş

http://bensongmay.net/good/ekstazi-kupit-nikolaev.html “…Sinemanın bilinç götürmek gibi, halkı uyandırmak gibi, gerçekleri anlatmak gibi bir işlevi olduğuna inanmıyorum. Aksine Tarkovski’nin, Bergman’ın yaptığı gibi bunların yerine daha bir içe dönüşe, iç yolculuğa gitmesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü kişisel olan aynı zamanda zaten toplumsaldır, ama toplumsal olan kişisel değildir”.

http://personalprayer.ro/nado/kak-kupit-soli-cherez-internet.html Zeki Demirkubuz’un, ‘Karanlık Üzerine Öyküler’ üçlemesinin ikinci filmi, aslında hikâye bakımından ‘C Blok’taki hikâye örgüsüne benzer bir şekilde yazılan film, ilk filmindeki karakterler gibi burjuva bir çift olan Harun ve Nilgün’ün ilişkisi, bir trajedi ve kısır döngü çerçevesinde anlatılır. Başlarda konuya baktığımızda basit bir şekilde verilmiştir. Harun, eşinin (Nilgün) kendisini aldattığından kuşkulanır. Bir telefon konuşmasına tanık olur ve bu kuşkularında haklı olduğunu anlar. Uzun bir süre, bildiği gerçeği inatla Nilgün’ün ağzından almak ister. Ama Nilgün, ayrılmak istediğini söylemesine karşın üçüncü kişinin varlığını bir türlü itiraf etmez. Anlatı ilerledikçe, birbirlerini hırpalayarak zorla sürdürülen bu ilişkinin geçmişinde de benzer olaylar olduğunu anlarız. Nilgün, Harun’un en yakın arkadaşı Taylan’la evlidir ama Harun’la yasak ilişkileri de sürmektedir. Harun, Nilgün’le ilişkisini bir türlü Taylan’a itiraf edememiş, bunun sonucunda da Taylan kendini öldürmüştür. Film genel olarak bu konu üzerine ilerleyişinin basitliği yanında, filmde verilen olaylar, yaşanan durumlar, üçlemenin genel konusu üzerine insanın karanlık yönünü ortaya koymak üzerinedir. Çiftin yaşadığı trajedi, iki karakterinde kendi iç çatışmaları, sorgulamaları eşliğinde seyirciye sunulmaktadır.

где можно купить трамадол в санкт петербурге Üçlemenin son filmi ‘’Bekleme Odası’’na geldiğimizde, yönetmen Zeki Demirkubuz’u başkarakter olarak kameranın karşısına geçiyor. Çoğu kez filmlerinde kendini küçük karelerde gösteren yönetmen, bu sefer konusu gereği kendisini kameranın karşısında daha çok görmekteyiz. Filmin hikâyesine baktığımızda, Dostoyevski’nin ünlü romanı ‘Suç ve Ceza’yı film yapmak isteyen Ahmet(Zeki Demirkubuz), hayata karşı nedensiz bir kayıtsızlık içindedir. Sevgilisi Serap, hayatında başka biri olduğunun düşünerek onu terk etmiştir. Bu düzenlik durumları sırasında, bir yandan da asistanı Elif ile beraber, Raskolnikov karakter için oyuncu arayan Ahmet, sonunda evine girmeye çalışan hırsızın bu rol için uykun olduğunu düşünür. Her fırsatta Dostoyevski’nin felsefesini benimsediğini belirten Demirkubuz, bu filmini ona ithaf etmiştir. Çoğu izleyen bu filmi, Zeki Demirkubuz’un bir otobiyografik filmi olarak belirtse de, Zeki Demirkubuz bunun, otobiyografik bir film olmadığını yinelemektedir. Filme baktığımızda Ahmet karakterinin yaşadığı, bunalımlar, hayata kayıtsız kalması, bir nedene bağlı olmadan ilerleyişi, insanın karanlık yönünü ve bunun iç dünyasından, dış dünyasına aktarımı üzerine belirtmektedir. Belli olumsuzluklar yaşamasına rağmen karakter, bu olumsuzluklara aldırış etmeden, ideali olan film karakterini aramak üzerine yoğunlaşmaktan kendini alamaz. Zeki Demirkubuz, yine iç çatışmaların, yaşamdaki anlamsızlıklar üzerine giderek güzel bir yapım ortaya koymaktadır.

http://stepnoy.info/nado/skorost-i-spays-kupit-v-yugorsk.html Zeki Demirkubuz’un sinematografisinde yedinci uzun metraj filmi olan ‘’Kader’’, Zeki Demirkubuz’un yurt içi ve yurt dışında çoğu sinemasever ve eleştirmen tarafından tanınmasını sağlayan 1997 yapımı ‘’Masumiyet’’ filmindeki Bekir ve Uğur karakterlerinin geçmişlerine dayanmaktadır. Zeki Demirkubuz’un senaryosunu ‘’Masumiyet’’ filminden önce yazdığı ‘’Kader’’ filmi, ‘’Masumiyet’ ’teki Bekir karakterini oynayan Haluk Bilginer’in, filmdeki 10 dakikalık monoloğunda geçen hikâyenin senaryosudur. Film ‘’Masumiyet’’ seyirciye sorulan soruların bir şekilde cevap bulmasını sağlıyor diyebiliriz. Ama burada da yeni sorularla karşı karşıya geliyoruz. ‘Kader’ dediğimiz kavram bu kadar karanlık ve kötü mü? Bir tutku sonucunda gelen teslimiyet genel olarak Zeki Demirkubuz filmlerinde kendini gösteren önemli unsurlardan biridir. ‘’Masumiyet’’ filminde Yusuf’un yaşadığı bu unsur, bu sefer arkada kalmış Bekir’in yaşamı üzerinden sunulmakta. Film genel olarak Bekir ve Uğur’un tanışmalarından başlayarak uzun yıllar boyunca bu unsur üzerinden ilerliyor. Karakterlerinin her bir adımda giderek parçalanan, un ufak olan ruhlarını kimi zaman bastırılmışlıkla destekliyor, kimi zamansa dışavurma taktiğini öne çıkarıyor. Bekir karakterinin hayatının her evresinde, onarılamayan derin yaralar açan bu teslimiyet duygusu, bunları kanatarak genişleten Uğur’a olan aşkı çerçevesinde seyirciye sunulmakta. Uğur ise bu aşka karşılık verememesinin nedeni, Zagor karakterine de tutku sonucunda gelen teslimiyet duygusuyla bağlı olması olarak ilerleyen bir olay örgüsüyle de destekleniyor film. Genç kadının iki erkek arasına farklı boyutlarda hapsolan hayatı, dönüşü olmayan birçok noktadan geçiriyor onu ve ölümüne sevdanın tarifini yapıyor.

http://pdainsider.com/good/anasha-zakazat.html Zeki Demirkubuz’un romanlardan esinlenerek senaryosunu oluşturduğu ikinci filmi ‘’Kıskanmak’’, Nahid Sırrı Örik’in aynı adlı romanından uyarlanarak aktarılan bir film. 1930’lu yılların Zonguldak’ta geçen hikâyede, Seniha ve Halit annesini ve babasını kaybetmiş iki kardeştir. Bu küçük, sıkıcı kömür kentine  İkisi de 40 yaşlarında orta yaşı geçmiş insanlardır. Halit ise kendisinden küçük olan 30lu yaşlardaki Mükerrem ile evlidir. 29 Ekim Gecesi Cumhuriyet Balosunda, Kentin en zengin ailesinin oğlu Nüshet, Mükerrem’i dansa kaldırdığında, oturduğu kuytu köşeden onları gözleyen Seniha, yengesinin bu kız gibi güzel çocuğa karşı koyamayacağını hemen farketmiş, Tanrı’nın onu çirkinliğin yazgısına boyun eğen olmaktan, güzelliğin kaderini çizen mertebesine yükseltmeye karar verdiğini o anda anlamıştır. Film’e baktığımızda güzelliği ‘çirkin’ bir kadının gözüyle sorguluyor. Zeki Demirkubuz, kitabı 90’lı yılların başında okumuş ve bu kitap üzerine bir senaryo oluşturma düşüncesi o zamanlarda oluşmuştur. Zeki Demirkubuz filmi oluştururken, kitaptaki gidişata ve duyguya sadık kalmış diyebiliriz. Kıskanmak romanındaki  güzelliği çirkinlik tarafından sorgulayarak ve bunu sakınmadan, soyunarak anlatan, insanın acılarını anlamak ve anlatmak üzerine yönetmen, bu düzene sadık kalarak aktarmaktadır. Film Cumhuriyetin ilk yıllarında geçmesine rağmen, zamanın gerçekliği dışında dönemi nerdeyse yok saymasından ve insan ruhunun evrim geçirmeyen -hiç değişmeyen- varlığını yansıtması üzerine kurgulanmış güzel bir yapım.

go to link Yönetmen Zeki Demirkubuz’un son filmi ‘’Yeraltı’’, felsefeni benimsediği Dostoyevski’nin ‘’Yeraltından Notlar’’ kitabından senaryosunu oluşturduğu film, Zeki Demirkubuz’un, ‘’kişi sineması’’ duygusuna en sadık kalan filmlerinden biri diyebiliriz. Filmin genel hikayesine baktığımızda, Muharrem monoton hayatı olan bir memurdur. Eski arkadaşı Cevat’ın yazdığı romanın ödül almasını hazmedemeyen Muharrem, çeşitli oyunlarla arkadaşının onuruna verilecek yemeğe kendisini davet ettirir. Arkadaşını fikir hırsızlığı ile suçladığını onun yüzüne vurmak için o yemeğe gitmekte kararlı olan Muharrem, iç dünyasında eski arkadaşları Sinan, Feridun ve Tarık ile, kısaca geçmişiyle yüzleşecektir. Masum didişmeler, ufak kişilik gösterileri ile başlayan yemek, giderek dumanlanan kafaların etkisiyle utanç dolu geçmişe doğru yol almaya başlar. Defterler açılır, hesaplar ortaya dökülür. Zeki Demirkubuz’un sineması, hep insanın iç dünyasına seslenen, bu dünyanın dış dünyadaki sıkışan bağlantıları üzerine bir ilerleme mutlaka bulunur. Bu filmde de Muharrem bu sıkışmaları, hayatın monoton düzeninde sürekli olarak yaşamakta, ilerleyen hayatını bir düzene oturmaması ve bu durumu gözler önüne seren bir dış anlatımla hikâye güçlendirilmiş. Tabi filmdeki karakterin iç dünyasının karanlığını, evdeki ışığın azlığıyla, yalnızlık etkisiyle bir şekilde kamerayla yansıtmayı başarmış Zeki Demirkubuz.

купить спайс в туле “Akıllı bir adam, kendine karşı acımasız değilse gururlu da olamaz.”

http://komatsu-air.by/life/kupit-shishki-v-moskve.html  

http://capitaleaglesathletics.com/life/skolko-narkotiki-vihodyat-iz-organizma.html Tagged with:

Hakkında Seyfi Demirci

Cevap Ver.

Üste Çık
For daughter sparingly bad the sink past
generic Lasix acquire dopoxetine