купить спайс москва

Cennet Miyazaki nin Ayakları Altındadır

Cennet Miyazaki nin Ayakları Altındadır

follow site Gönderildi.Taylanözgür Ekinci in Türkiye, Yorum & Görüş

трамадол купить в интернет аптеке без рецептов Yaklaşık iki yıldır hummalı bir çalışma içerisindeyim deyim yerindeyse gecemi gündüze katmış durumdayım. 15 yıldır okuduklarımızdan bir şeyler çıkarma kararı aldım ve islamiyetin kara kutusu isimli çalışmamı Allah’ın izniyle en geç bu yıl sonu bitiriyorum. İslamiyetin kara kutusunu yazmadan önce hayatımda bir kitap yazabileceğimi bırakın çocukken kız arkadaşlarıma bile mektup yazamazdım hatta o kadar beceriksizdim ki okulun en çalışkan erkekleri o zamanlar en güzel kızları ile çıkardı bende onların birbirlerine yazdığı mektupları alır mektuptaki isimleri değiştirir benim sevgilime yazardım tam bir kopyacıydım yani, mezun olduktan sonra futbol oynama istediğim vardı her 1980 doğumlu çocuğun olduğu gibi, tabi futbolcu olmak sadece 1980′lilere mahsus bir şey değildi ama dünyanın belkide en iyi futbolcusu bizim zaman dilimimizden geçti. Armando Diego Maradona ne adamdı be 1986 yılında İngiltereye attığı o gol belkide kıyamete kadar konuşulacaktır ve o gol tanrının eli lakabını almasını sağlamıştır.

Futbolda milyonlarca yetenekli insan gibi benimde eli kolu uzun bir dayım yoktu ve sonuç tam bir hayal kırıklığı tabi futbolda hayal kırıklığına uğradıktan sonra, Kağıthane Nurtepe mahallesinin yangın yeri gibi olan sokaklarında yaşıyorduk devrimci mahallesi diğer bi değişle Çayan mahallesi. Öyle hızlı insanlar yaşıyordu ki şimdi Can Yücel’in Deniz Gezmiş için yazdığı bizim deniz adlı şiirin de geçen en hızlısıydı hepimizin satırını daha iyi anlıyorum, Nurtepe’de yaşamayanlar bunu anlayamazlar. Daha 14 yaşında cezaevi ile tanıştım sonra özgürlüğüme kavuştum derken tekrar sonra bir daha dışarı sonra tekrar cezaevi, cezaevi arkadaşlarımı  annemden babamdan çok görmeye başladım ne olduysa askere gidince oldu fikirlerim çok değişti hayatıma yeni bir yön çizmeye başladım Bilecik’te yaptım acemiliğimi sonra usta birliği Diyarbakır cezaevinde çok bahsi geçmişti Diyarbakır’ın namı değer  Kürd arkadaşlarım söylerdi abi kürdistanı kurduğumuzda diyarbakır başkent olacak derlerdi şimdi ben onlardan çok çok önce onlar hapisteyken geldim Diyarbakır’a licenin dağlarında uyuşturucu çeteleriyle çatışmalara girdim Licenin dağlarında o kekliklerin seslerini hala unutamıyorum ne güzel geçti günlerim askerlik beni bana getiren en büyük olaydır eğer  peygamberimizin her müminin bir mihracı vardır sözü doğru ise benim mihracım askerliktir.
MAVİ
Askerden geldikten sonra maviyle tanıştım o kadar güzeldi ki Diyarbakır’ın dağlarını bir tek onda unutabiliyordum o akarsular çaylar nehirler öten keklikler yemyeşil ağaçlar onun güzelliği karşısında silinip gidiyordu daha önce de sevmiştim ama o başkaydı evet her insanın başına gelen bir şey yaşıyordum aşk. Aşık olmuştum sevdiğimin adı’da bir renk ismiydi mavi ama olmadı maalesef, artık oda dönüp sırtını gitmişti arkadaşlarım arasında beni anlayan pek azdı, anlayanlar da belirli bir ölçüye kadar dayanabiliyordu çoğu arkadaşımla çocukluk arkadaşı olmama rağmen aynı frekansta değildik bazılarının arkamdan ya şu bizim taylan ne tuhaf çocuk dediğini duydum ama hiç alınmadım ben başka bir şeyin peşindeydim ama istediğim şeyi tarif edecek yetenekte değildim kendimi çok çaresiz hissediyordum bir akşam dedemlerin evinde yalnızken dedemin kuranı ilişti gözüme canım çok sıkılıyordu ben o an kanepede uzanıyordum yüzüm kurana dönük, vakit geçirmek için okumayı düşündüm sonra vazgeçtim bu arada sevdiğim geliyordu aklıma bunalım günlerimdi ayrılık acısı çekiyordum psikolojim çok bozulmuştu olur olmaz her şeye kızıyor herkese en ufak bir şeyde hiç olmaması gereken reaksiyonlar gösteriyordum.Bir yandan bunları düşünürken kuran görüş alanımdan çıkmıştı ama biraz sonra tekrar kuranı görüyordum inaçlı bi insandım ama dinin hayatım da çok yeri yoktu tüm insanlar gibi klasik  bilgilerim klasik donanımlarım vardı kendimi o kadar yorgun hissediyordum ki kalkıp kanepeden o kuranı kütüphaneden alacak takatim yoktu hatta kimse beni orAdan kaldıramazdı biraz merak duygusuyla biraz can sıkıntısıyla birazda uykusuzluğun getirmiş olduğu hal içinde birden yerimde fırladım ve kuranı kerimi elime aldım ve salon da bulunan masanın üzerine koydum.
TEKVİR
rahman rahim Allah’ın ismiyle güneş yuvarlandığı zaman yıldızlar sönüp düştüğü zaman dağlar yürütüldüğü zaman en değerli mallar terk edildiği zaman yabani hayvanlar toplandığı zaman denizler kaynatıldığı zaman kişiler çiftleştirildiği zaman doğduktan sonra öldürülen kız çocuğuna sorulduğu zaman hangi suçtan ötürü öldürüldü diye hesaplar açıldığı zaman gök yerinden oynatıldığı zaman cehennem alevlendirildiği zaman bahçe yaklaştırıldığı zaman herkes ne yapıp ettiğini bilir andolsun gizlenen yıldızlara akıp deliklerine girenlere andolsun kararmaya başlayan geceye ve nefes almaya başlayan sabaha bu onurlu bir elçinin sözüdür güçlüdür yönetim sahibi katında yetkilidir kendisine uyulmalı ve güvenilmeli arkadaşınız muhammed deli değildir onu apaçık bir ufukta görmüştür o hiçbir haberi gizlemiyor o kovulan sapkının sözü olamaz öyleyse nereye gidiyorsunuz bu tüm halklara bir mesajdır sizden doğru davranmak isteyenler için ne dilerseniz ancak evrenlerin rabbi olan allahın dilediğine göredir
Kuranı masanın üzerine koyduğumda arasında bir ip vardı ve ayracı kaldırdım daha önce hiç kuran okumamıştım kuran nasıl okunur bilmezdim askerde bir kaç arkadaşım abdestsiz kurana dokunulmaz kuran okunmadan önce besmele getirilmeli kuran her zaman sağdan okur gibi sözleri kulağımda yankılanıyordu benim onları düşünecek halim yoktu ve ben ayracı kaldırdım ve okumaya başladım ve o an kuranı kerimin 81. suresi olan tekvir suresini okumaya başladım. Daha okumaya başlar başlamaz güneş yuvarladığı zaman yıldızlar sönüp düştüğü zaman dağlar çürültüdüğü zaman en değerli mallar terk edildiği zaman gibi ifadeleri okuyunca gerçekten çok etkilendim ve bu etkileniş hala devam etmektedir. Beni tanıyanlar bilirler ve ben bunu ailemede bahssettim ben ölürsem benim cenazemi tekvir suresi ile kılın diye bir ricam olmuştur yukarıda ayetin tamamını edip yükselin mesaj adlı kuran çevirisinden paylaştım, ve o gün hayatımın tüm akışı değişti ve kendimi kitaplara vurdum bazen hafta da üç kitap okuduğum oluyordu otobüste en az okuduğum sayfa sayısı 60 yetmiş olmuştu bazen yüz oluyordu daha sonra islam üzerine okumalara başladım ve kuranı okuyordum artık, ve bittiğinde tekrar okumaya başlıyordum tekrar bittiğinde tekrar okuyordum böyle devam edip gidiyordu ve daha sonra gördümki kuranı yavaş yavaş ezberliyorum bir yerde dinden bir konu açıldığında ayetin numarasını ismini neredeyse sayfa numarasını söyleyecek duruma gelmiştim. Daha sonraları yaşarnuri öztürk halka göre ilginç bana göre normal çıkışlarıyla çok konuşulmaya başladı ve onu takip etmeye başladım allah ile aldatmak fatiha suresinin tevsiri böyle buyurdu maun suresi imamı azam dincilik şirk neredeyse yaşarnuriye ait 30 kitabı okudum ve çok istifade ettim. Bu arada diğer okumalarıma da devam ediyordum ama teoloji alanı çok ilgimi çekiyordu elime içinde din ile alakalı olan bir kitab geçerse mutlaka üçgüne kalmaz bitiyordu. Klasik din anlayışını red etmeye başlamıştım dedelerimizin babalarımızın anlattığı din ile benim düşündüğüm dinin arasında uçurumlar vardı yeni birşeyler söylemek yeni birşeyler anlatmak gerektiğini düşünürken ülkemizde daha önce neredeyse örneğine hiç rastlanmadık bir hareket gelişti anti kapitalist müslümanlar
ANTİ KAPİTALİST MÜSLÜMANLAR
Artık okuduklarımı uygulama zamanı gelmişti temel olarak zaten devrimci sol görüşlü bir aileden geliyordum yerinde duramayan,hızlı hiperaktif bir yapım vardı kitleleri harekete geçireceğime o kadar inanıyordum ki bu hareket tam benim hayalimdeki bir hareketti ve anti kapitalist müslümanların çağrısına uyarak 1 mayısta esenlerde yanarak ölen işçilerin gıyabında cenaze namazını kıldıktan sonra fatihten  taksime 1 mayıs meydanı na yürüyecektik bu inanılmazdı, Ben alevi kökenli bir aileden geliyordum ve kafamda hiçbir ön yargı yoktu nasıl olabilirdiki devrimciler çağrı yapıyordu ve ben buna mutlaka icabet etmeliydim ettim de. 1 mayıs sabahı saat 9 on gibi caminin avlusunda toplandık başı açık, başı kapalı ,alevisi, sunnisi ,kürdü, zazası, hatta müslüman olmayan kardeşlerimiz bile vardı aramızda ve yazar düşünür ihsan eliaçık cenaze namazını kıldırdı tüm basın bizi izliyordu gazeteciler bir fotoğraf karesi alabilmek için birbirini eziyordu o gün hayatımda unutamadığım günlerden biriydi. Daha sonra anti kapitalist müslümanlar gezi direnişine destek vermek için gezide cuma kıldılar daha sonra öğrendiğime göre bazı nedenlerden dolayı anti kapitalist müslümanlar ve ihsan eliaçık yollarını ayırmışlar çok muhteşem başlamıştı ama malesef etkisi azalarak devam ediyor umarım en kısa zamanda şahlanırlar anti kapitalist müslüman kardeşlerimizle 2013 yılının temmuz ayında sivasta karşılaştık madımak otelindeki katliamda hayatlarını kaybedenleri anmaya gelmişlerdi çok duygulanmıştım onları gerçekten çok seviyorum.
DEVRİMCİ MÜSLÜMANLAR
Devrimci müslümanlar hareketinin neredeyse başından sonuna vardım hatta kurucularındanım diyebilirim. Başını yazar eren erdemin çektiği bu hareketin yönetim kurulunda görev aldım ve genel sekreterlik görevini yaptım ama bu tür yapılar genelde kişilerin egolarından dolayı bazen kısır tartışmalardan dolayı bazende ekonomik sorunlardan dolayı kısa sürede tükeniyor tükenmese bile misyonunu tamamlamadan işlevselliğini kaybediyor belkide devrimci müslümanlar anti kapitalist müslümanlar kadar idolojik bir grub değildi belkide vizyona çıkmaları çok erkendi belki okumalarını tamamlayıp kendilerini, bende dahil hazır hissettikten sonra sahneye çıkmaları çok daha olumlu olacaktı ama olmadı, inşallah rebezeden yani devrimci müslümanlardan bir çok yazar bir çok fikir adamı çıkacak hatta benim hayalim aynı çizgide olan anti kapitalist müslümanlar ile devrimci müslümanların birleşerek dahada güçlenmesi.
İSLAMİYETİN KARA KUTUSU
Öncelikle belirtmeliyim ki hem devrimci müslümanlar hareketinin içinde olmam hemde antikapitalis müslümanları yakından takip etmem kendimi geliştirmem de önemli etken olmuştur özellikle iranlı fikir adamı Ali şeriati’yi ve fikirlerini kitablarını buralarda tanıdım cemalleddin afganiyi,seyyid kutubu,muhammed ikbalı daha bir çok düşünce ve icraat önderlerini buralara gidip gelmekle keşfettim ve feyz aldım tabi en çok Ali şeriati’den etkilendim yaklaşık bir yılda ali şeriyatiye ait 35 otuzaltı kitabını okudum tabi daha başka kitabları varsa şimdilik bilmiyorum umarım vardır. Ali şeriatiyi bu vesile ile herkese öneririm.Bu büyük aydınları okurken acaba bende bir kitab yazabilirmiyim diye düşündüm ve yıllardır kafamı karıştıran ve üstünde çok düşündüğüm cennetle müjdelenen 10 sahabeyi mercek altına aldım ve bunun kitabının mutlaka yazılması gerektiği kanaatine vardım artık emindim yazacaktım.
Kitabıma islamiyetin kara kutusu adını vermemin nedeni ne, gelince islam kaynaklarında çok sıklıkla yer alan bir konu vardır aşerei mübeşere yani cennetle müjdelenen 10 kişi, kimdir bunlar derseniz ebubekir, ömer ,osman ,ali, abdurrahman, talha, zübeyir, vakkas zeyzd, ubeyde, dikkat ederseniz bu 10 kişilik listede hz muhammedin ismi yok sözde peygamberimiz demişki bu 10 kişi cennetliktir. yaptığım araştırmalara göre bu on kişilik listede peygamberin amcaoğlu olan ali dışındaki herkes yani diğer dokuz kişi cahiliye döneminin en ileri gelenleri ebebubekir çok zengin bir tüccar ömer saygı değer bir güreşçi talha ve zübeyr iş ortakları abdurrahman ve osman enişte kayinço vakkas silah tüccarı yani o zamanki ok ve kılıcı hem yapıyor hem satıyor ebuyde ve zeyd ile ilgili pek bir bilgi yok bu zeyd’i okuyucularımız peygamberimizin evlatlığı ile karıştırmasınlar lütfen, bu zeyd başka zeyd.
Kuranı kerimin verilerine göre gayb yani gizli olan şey sadece allah katındadır yani allah bilir allahtan başka kimse gizliyi gaybı bilemez. Örneğin kuranı kerimin neml suresinin  65. ayeti derki, deki göklerde ve yerde allahtan başka kimse geleceği bilemez, ve müzemmil suresi 26 o geleceği bilendir ve o hiçkimseye sırrını göstermez. Yine tur suresnin 41. ayetinde ise, yoksa gizli olan yanlarındamı yazıp duruyorlar mı, gibi çok çok açık ifadeler var inanın bana kuranda gizli olanı yani bilinmeyeni Allah’tan başka kimsenin bilemeyeceği defalarca vurgulanıyor. Bu konuda küçük bir araştırma yapan herkes görecek ki bu olanaksız bir durum ayrıca bu konuyla ilgili araştırma yapmak bir uzmanlık gerektirmiyor lütfen kendinizi bundan alı koymayın hem bu konu için hemde genel itibarı ile hz muhammed kendisinin bile cennete gidip gitmeyeceği konusunda bir görüş belirtmemişken nasıl olurda kendi arkadaşlarından bu on kişinin cennete gideceğini söyler bu hem kuranın ruhuna aykırıdır hemde hz peygamberin yaşantısına aykırı. Son olarak enam suresinin 50. ayetinde hz muhammed kuranı insanlara iletirken şu ifadeleri kullanıyor allahın hazineleri benim yanımdadır demiyorum gizliyi de bilmiyorum işte kuranda böyle bir ifade varken biz nasıl bu cennete gider, bu gidemez gibi bir yaklaşım içerisine girebiliriz. Kuranı kerim bize sadece şehitlerin cennete gidebileceğini bildiriyor hatta hiçbir zaman ölmeyeceğini söylüyor bakara suresi ayet 154 derki allah yolunda öldürülenlere ölü demeyiniz aksine onlar diridir fakat siz farkında değilsiniz.Müsaade ederseniz burayı biraz açmak istiyorum burada ki allah yolunda ifadesi aslında insanlık içindir Allah insanı test etmektedir kendi egolarından,zevklerinden, şehvetten vazgeçebiliyor muyuz acaba yani bir insan karşıdan karşıya geçerken bir ilkokul çocuğunun bir aracın altında kalmasını seyredecek mi yoksa onun kurtarmaya çalışırken ölecek mi burada amaç ölmek değil tabi ki bir canı kurtarmaktır peki bir kişiye yardım eden o kişiyi kurtarır kendisi ölürse ne olur o kişi şehit olur çünkü kendisi de herkes gibi bir insandır ve bir ailesi bir işi bir sevgilisi hayattan beklentileri okutacağı bir evladı bakmakla sorumlu olduğu insanlar vardır işte bu durumdaki bir insan tüm bu sahip olduklarından bir anda vazgeçer ve hayatını bilerek yada bilmeyerek sırf insanlığa bir faydam olsun diye yola çıkarsa işte o insan kuranı kerimin bakara suresinin 154. ayetinde anlatılan ölmeyen insandır ve şehitler ölmez yani insanlık için ölen kimse aslında ölmez eğer cennete gidecek birileri varsa o kişiler insanlık için canını ortaya koyanlardır işte bizim ülkemizden de böyle bir insan geçti atsushi miyazaki
ATSUSHİ MİYAZAKİ
İnsanlardan öyleleri vardırki insanlık için kendini feda eder (bakara 207) atsushi miyaziki  1970 yılında orita şehrinde doğdu annesinin adı keiko miyazakiydi atsushi miyazaki 2011 de japon  Association for Aid and Relief’e (AAR) yaptığı başvuruda tohoko depreminden nasıl etkilendiğini ve dünyada yardıma ihtiyacı olan insanlar için bir şeyler yapması gerektiğini anlatmıştı.Kendini barışın inşasına adadığını belirten Miyazaki, daha önce filipinlere insani yardım sağlayan bir sivil toplum kuruluşunda görev yapıyordu.23 ekim 2011 van ercişte meydana gelen deprem için Türkiye’ye gelen Miyazaki burada hastaların tedavisi için gönüllü olarak çalışmaya başladı. Görevde bulunduğu süre Kurban Bayramına denk gelmesi nedeniyle müslüman olmamasına rağmen bir müslüman gibi kurban kesip dağıtan Dr. Miyazaki bölge halkının ve Türk toplumunun büyük sevgisini kazandı.

http://worcesterexecutives.com/good/sol-yalta-zakladki.html Miyazaki, Yumeka Ota ve Miyuku Konnai kurtarma çalışmaları sonrasında diğer Japon kurtarma görevlilerinin aksine japonya ya  dönmeyerek bölgede kalmışlar ve kurtarma çalışmalarını sürdürmek üzere Van merkezindeki Bayram Otelinde kalıyorlardı. 9 kasım 2011 günü saat 21.23′te Van merkezli 5,6 şiddetindeki deprem nedeniyle yıkılan binanın enkazı altında kaldılar. Depremden yaklaşık 13 saat sonra ağır yaralı olarak enkaz altından çıkarılan Miyazaki’nin bu sırada kalbinin durduğu belirlenince yaklaşık 15 dakika kalp masajı yapıldı. Ardından Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Ancak tüm çabalara karşın kurtarılamadı.

click here  

соль микс CENNET MİYAZAKİ’NİN AYAKLARI ALTINDADIR

http://toyotanasmocopurwodadi.com/life/kupit-kokain-v-novosibirske.html  

закладки и скорость загрузки O hiçbirşeyden korkmamış ve geride bırakacağı hiçbirşeyden dolayı endişeli değildi çünkü o bizim dinimizden olmamasına rağmen kurban bayramında kestiği kurbanı vanda kapı kapı dağıtmıştı, ve hiç bilmediği bir ülkeye milyonlarca kilometre uzaktan gelerek insanlık için kendini feda etti. Belkide geride gözü yaşlı onlarca insan bıraktı belkide türkiye de sabahtan akşama kadar kıraathane köşelerinde al kızı ver papazı yapanlar ve konuşunca mangalda kül bırakmayan bıyıkları yeni terlemiş delikanlıların bitmek tükenmek bilmeyen fb,ve gs’ın halini konuşmadı. O acıyı taa en derin köşede kalbinin üstünde hissederek acımızı acısı yaptı ve buraya ülkemize vana geldi işte kuranın istediği insan budur, miyazaki, mevlanadır miyazaki hacı bektaştır miyazaki yunus emredir eğer birisi cennetle müjdelenecekse o kişi miyazakiden başkası olamaz.

http://huggablepups.com/good/kupit-ekstazi-v-mitishah.html  

мелипрамин форум meğer insan değilmişiz öğretti elin gavuru

get link  

inançlıyız sandık kendimizi halbuki enbüyük gavurmuşuz

 

yanmazmı insan olan kim olursa olsun

 

anladım anladım ama iş işten geçti

 

zararım kendime değil tüm insanlığa

 

aslolan kendim değil tüm insanlık

 

kaderin cilvesimi sandın sen bunu

 

ister inan ister inanma bu hep onun oyunu

 

Bir daha ki Yazıda Görüşmek Dileğiyle. Görüş ve Önerileriniz için,  taylanekinci80@hotmail.com

 

Hakkında Taylanözgür Ekinci

Cevap Ver.

Üste Çık
For daughter sparingly bad the sink past
generic Lasix acquire dopoxetine