follow link

Handan Teyze

Handan Teyze

купить Кристаллы Балабаново Gönderildi.Serkan Alpkaya in Edebiyat & Şiir, Kültür Sanat, Uncategorized, Yazarlar

click vaikasAcılarda acılaşıyor gittikçe. Sanki bir azarlamayla ölümü düşünen çocuklar gibi.”
Edip Cansever

http://24hoursale.ru/dast/sitemap114.html Radyo cızırtısını duyurmamaya çalışarak, hem sessizliği bozmamaya hem de daha önceden yediği azarın üzerine bir azar daha yememek için dikkatlice radyodan frekansları değiştiriyordu. Bir gözü kapı aralığından odasına sızan ışık da diğer gözü köyün karanlığına doğru bakakalmıştı. Kulakları da, tıpkı gözü gibi iki farklı görevi yerine getiriyordu: Biri babasının annesine bağırışında; ötekisi de radyoya takılıp kalmıştı. Saat sabah ezanına yaklaşmış gibiydi. Penceresinden köye doğru baktığında; gözleri mahmurlu, üç ayaklı insanların camiye doğru giden adımlarından ve horozların ötüşünden anlıyordu.(Üçüncü ayak: bastondur.) Yüzler asıktı, koşulsuz bir ibadetten daha çok öyle olması gerektiğinden gidiyordu sanki o ayaklar. Ve sanki bu durumun farkındaydı herkes, işte belki de o yüzden büküktü omuzlar. İşte şu açılan ağız belki de o yüzden soruyordu : “Sabahattin nerede yahu?” diye. Kabartılan kulaklar da soruyordu sonra endişe içinde: “Sahi neredeydi? Hep şu bankta otururdu o herif, erkenden de gelirdi.” Kabaran kulaktan çıkan ses cemaati ürkütmüştü biraz. Ölüm gelmişti akıllarına ama en son söylenecekti, hepsi farkında olmasına rağmen. Söylenmeyen sözlerin ağırlığı altında bir kuş gibi süzülerek camiden içeri girdiler, küçük çocuğun bakışında.

Купить закладки LSD в Егорьевске Sonra bakış değişti. Ölümü düşündü çocuk.
“Seninde çocuğununda….” küfrünü yerken annesi, çocuk durdu,sustu, radyoyu kapattı ve devam etti ölümü düşünmeye.

source url Ölüm ne acayip bir şeydi Allah’ım. Hani bir kulun vardı geçenlerde aldın canını. Eski Muhtar Selçuk’un* karısı Handan teyzeyi. Düşüncelerimizde hala var, yaşamıştı Handan teyze diye biri. Ama şimdi yok. Sen almışsın yanına onu. Ben severdim Handan Teyzeyi, köydekiler pek iyi konuşmazlardı onun için, neyse bunlar onları ilgilendirir. Ben severdim Handan Teyzeyi diyordum; hatta bir kere Allah’ım, Handan teyzenin evlerinin önünde bulunan mezarlığın çeşmesinden su içerken seslenmişti bana ve ekmeğime salça sürüp göndermişti.( Bir de şu var Allah’ım, oradan su içtiğimi gören Recep diye bir arkadaşım var. Oradan su içilmez günah diyor. Açıklık getirirsen bu duruma Allah’ım. Korkuyorum da!) Tabi başımı okşamış ve anangile selam söylersin diye de tembihlemişti. Canını almadan üç gün önce oldu bunlar. Beni götürmediler cenazeye ama ben gizli gizli seyrettim bütün olup biteni. Toprağın içine koydular Handan teyzeyi. Bir kaç kadın ağlıyordu ve bir kaç erkekte yüzleri asık şekilde toprağı atıyorlardı üstüne. Sonra akşama doğru mevlit okundu. Bir de yedisinde okundu. Geçen gün yani. Ay ışığını kıskandıracak parlaklıkta mermerle kapandı toprağın üstü. Ve çiçekler kondu, adlarını dahi bilmediğim.( Oradan bir çiçek çalıp sevdiğim kıza vermiştim Allah’ım. Korkuyorum!) Gül suyu kokuyordu herkesin eli, yüzü, salonlar, ağlayışlar, hatta Allah’ım lokumda bile gül suyu vardı. İlahiler okundu, sonra senin yazdığın kitaptan Yasin suresi okundu. Kuran kursuna gittiğimden ilk ayetleri ezberimdeydi. Belki havam olur diye seslice eşlik ettim bende hocaya. Ama pek de oralı olmadı kimseler. Kuran kursundayken bazen abdestim var deyip almıyordum abdest; abdestim olmamasına rağmen. Bazen de tespihleri koparıp maç yapıyorduk ya da birbirimize atıyorduk, Allah’ım ben ne kötü bir insanım. Ama Handan teyze iyiydi. Her gördüğünde üç kulvu bir elham okurdu bana.

go site Öldüğünden sonraki gün, babamla alışverişe gittim. Hiçbir şey olmamış gibi davranıyordu babam. Hatta yakın bir arkadaşını gördü selam verdi. Gülüştüler sonra. Bana çok tuhaf geldi bu durum. Belki de olması gereken buydu. Aslında Allah’ım şöyle bir şey demen lazım: “Kullarım ölünün arkasında bir hafta yas tutun sonra gülün eğlenin.” Tabi bir hafta mı olur, bir ay mı olur orası sana kalmış bir şey. Yine bir düşün derim ben bana kalırsa.

бульбулятор в домашних условиях Belde belediyemizmiş gittiğimiz yer. Babama sorduğumda o zaman öyle demişti. Ölüm haberini orada da veriyorlardı. Kanıtlamak istercesine öldüğünü hem de. Önce kuru bir öksürük duyuldu belde belediyemizde. Kuşlar uçuştu, perdeler aralandı, kahvehanenin kapılarında ağızlarında sigara olan onlarca insan dikildi kapının önünde. Hepsi o kadar pür dikkat kesiliyordu ki; arabalar sustu, kuşlar kanat çırpmayı bıraktı, sigaralar bile çekilmiyordu içe olur da ses çıkarır diye. Savaş alanında komut bekleyen asker telaşındaydı herkes. Hazır kıta! Emir gelse de bir önce işimize bakalım telaşı. Aralanan perdedeki hayatta ütü kalmıştı, kahvehanelerde kağıtlar hava da kalmıştı, pazarcının bağrışları daha kulaklara gidemeden yere yapışmıştı, elimdeki dondurma külahından ince ince elime doğru akan dondurma bile donup kalmıştı.
Elektrik direklerine, yüksek evlerin çatılarına ve cami minarelerinde bulunan hopörlerden iki kez tekrarlandı anons:
“Maşuklu Köynün eski ……. Selçuk Demir’in eşi Handan ….. dün …. etmiştir.”

http://dmmontajes.cl/dast/sitemap80.html Birincisi pek anlaşılır olmamıştı.

go to link “Maşuklu Köyünün (kuru bir öksürük) eski Muhtarı Selçuk Demir’in eşi Handan Demir dün gece vefat etmiştir.”

Sonra Allah’ım öleli bir haftadan biraz fazla olan, Handan teyze hakkında kimse kötü kötü konuşmuyor artık. Halbuki yaşarken çok fazla adı geçerdi evimizde, köyümüzde. Ama adı şu an sadece mezarının üstünde siyah siyah geçiyor. Ölüm insanı kaybetmiyordu, yok olmuyordu yani insan. Daha fazla yüceltiliyordu ve kötü yanları unutuluyordu. Temize çıkıyordu yani insan ölünce. Yaşadığı süre boyunca görmediği saygıyı görüyordu. Ama bütün bunların ne önemi var ki.
Fotoğraflarda kaldı artık, mezar taşında ve arada bir eski Muhtar Selçuk abi balkona çıkıp: “Handan, Handan” diye bağırmasında kaldı; üç kulvu bir elham okuyan Handan Teyze.

*Hasan Ali Toptaş’ın Gölgesizler romanında yer alan Muhtar Selçuk karakterinden esinlenilmiştir.
15.01.2014

Ölümün her dildeki karşılığı; acıdır, gözyaşlarıdır. Yeni yüzyılın Tiran’ı, bir çocuğun ölümünü borsayla ilintilendiriyor ise: İsyan’dır. Berkin Elvan, ne de güzel söyleniyor.

Hakkında Serkan Alpkaya

Ankara Üni. Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nde Ön Asya Arkeolojisi okuyor. Gençlerbirlikli. Gökçeada aşığı. Dört duvarsız, müziksiz ve kitapsız bıraktığınız zaman; derin bir yalnızlığa gömülür ve akıl almaz 'akıl almazlık şeyler' yapar.

Cevap Ver.

Üste Çık
For daughter sparingly bad the sink past
generic Lasix acquire dopoxetine