скачать состав чисел 1 класс

Komünizm ve Faşizm

Komünizm ve Faşizm

http://www.mikurk.com/disqus/obrazets-zayavleniya-o-prinyatii-nasledstva.html Gönderildi.Serkan Alpkaya in Felsefe Düşünce, Kitap & Dergi & Blog, Kültür Sanat

here Faşizm de Komünizm de, bir azınlık tarafından halkın önceden tasarlanmış bir kalıba zorla sokulması girişimidir. İkisi de halka, bir adamın makine yapmak için gerekli malzemeye baktığı gözle bakar: Malzeme bir sürü değişiklik geçirir; ama kendilerinde var olan herhangi bir değişim yasasına göre değil, makineyi yapacak olan adamın amaçlarına göre. Canlı varlıkları, hele insanoğlunun söz konusu olduğu durumlarda, kendiliğinden gelişme sürecine bırakmak, belirli sonuçlar doğurur; bu belirli sonuçların dışındaki sonuçlar ise ancak belirli baskı ve zorlamalarla elde edilebilir. Embriyoloji ile uğraşan bilginler iki başlı ya da gözü ayağında olan hayvanlar üretebilirler; ne var ki bu gibi hilkat garibeleri için hayat pek tatlı olmayacaktır. Aynı şekilde, kafalarında toplumu hep bir bütün olarak canlandıran Faşistlerle Komünistler de bireyi belirli bir kalıba uyacak biçimde çarpıtırlar; gerektiği gibi çarpıtılamayanlar ise ya öldürülür ya da toplama kamplarına konulur. İnsanoğlunun kendi içinden gelen dürtüleri tamamen hiçe sayan böyle bir dünya görüşü ne törel yönden haklı görülebilir ne de sonunda siyasal yönden başarı kazanabilir.

 

Funda cinsinden bitkileri bahçıvan makasıyla kırparak sülün biçimine sokmak mümkündür; buna benzer bir zorlamayla insanlar da aynı biçimde çarpıtılabilirler. Ne var ki, bitki hiçbir tepki göstermezken, insanoğlu, diktatörün isteği ne olursa olsun, bir alanda değilse, öteki alanda etkinliğini korur. Bitki, bahçıvanın makasını kullanırken öğrettiği dersi başkalarına aktaramaz; ama çarpıtılmış insanoğlu, her zaman için, üzerlerinde daha ufak bahçıvan makasları uygulayabileceği, kendinden zayıf insanlar bulabilir. Yapay yoldan biçim vermenin birey üzerindeki etkileri ya zalimlik ya kayıtsızlık ya da kah birini kah ötekini olmak üzere her ikisini birden doğurur. Bu niteliklere sahip bir halk topluluğundan, daha iyi bir şey beklenemez.

 

Diktatör üzerinde rol oynayan tinsel etki ise, Komünistlerle Faşistlerin gerektiği kadar üzerinde durmadıkları bir başka husustur. Eğer diktatör zaten insan sevgisi kıt bir kişiyse, daha başlangıçtan itibaren gaddar kesilecek ve kişilik taşımayan amaçları uğruna hiçbir zulümden çekinmeyecektir. Kuramın zorlaması altında insanlara getirdiği mutsuzluklar dolayısıyla başlangıçta biraz ıstırap çekebilecek bir tipse, ya yerini kendisinden katı başka birisine bırakmak zorunda kalacak ya da insani duygularını boğacaktır ki; bu takdirde, böyle bir iç mücadele geçirmeyen bir kişiden daha da zalim bir insan olup çıkacaktır. Her iki halde de hükümet, iktidar aşkını şu ya da bu tip toplum isteği şeklinde kamufle eden amansız bir adamın eline kalacaktır. Diktatörlüğün başlangıçtaki amaçlarında iyi diye ne varsa despotizmin kaçınılmaz mantığı dolayısıyla bunların tümü yok olacak ve dikta iktidarını koruma amacı, devlet mekanizmasının yalın amacı olarak gitgide daha güçlü bir biçimde ortaya çıkacaktır.

 

İnsanların çarpıtılarak hilkat garibeleri haline gelmesini istemiyorsak serbest gelişme, özgür yaşama ögesi şarttır.

 

Komünizm demokratik değildir. “Proletarya diktatörlüğü” denilen şey aslında, sonradan oligarşik bir yönetici sınıf haline gelen küçük bir azınlığın diktatoryasıdır. İktidarı kaybetme korkusunun etkisi altında kalındığı durumlar dışında, hükümetlere her zaman yönetici sınıfın çıkarlarına uyacak biçimde yön verildiğini tarih bize göstermektedir. Bu yalnız tarihin değil, aynı zamanda Marx’ın da öğrettiği bir şeydir. Komünist bir devlette yönetici sınıf, “demokratik” devletteki kapitalist sınıftan daha da fazla iktidara sahiptir. Komünist devlet, silahlı kuvvetlerin bağlılığını koruyabildiği sürece iktidarını, en az kapitalistlerinki kadar zararlı üstünlükleri kendine sağlamak amacıyla kullanabilir. Komünist devlette yönetici

sınıfın her zaman kamu yararına hareket edeceğini varsaymak budalaca bir idealizmden başka bir şey olmadığı gibi, Marx’ın politik psikolojisine de aykırıdır.

 

Komünizm özgürlüğü, özellikle de fikir özgürlüğünü Faşizm dışında, bütün öteki sistemlerdekinden daha çok bağlar. Komünist sistemde ekonomik ve politik iktidarın tamamen birleşmesi, istisnalara hiçbir fırsat tanımayan korkunç bir baskı mekanizması doğurur. Kendi güçlerinin artışı dışında her türlü değişikliğe karşı çıkmak bürokratların yapıları gereği olduğundan, böyle bir sistemde ilerleme kısa zamanda olanaksız hale gelir. Ciddi sayılabilecek birkaç yenilik ancak sevilmeyen kişilerin hayatta kalmasını mümkün kılan birtakım rastlantılara bağlıdır. Kepler, geçimini astroloji sayesinde sağlamıştır; Darwin, babadan kalma servetiyle geçinmişti; Marx’ın geçimi ise, Engels’in Manchester proletaryasını “sömürmesinden” idi. Sevilmeyen biri olmak; ama yine de yaşayabilmek için böylesine fırsatlara Komünizmde yer yoktur.

 

Marx da, şimdiki Komünist düşüncesi de, el işçilerini kafa işçilerine oranla çok daha fazla yüceltişlerinde haksızlık etmektedirler. Bunun sonucunda Sosyalizmin zorunluluğunu görebilecek birçok beyin işçisi karşı saflara itilmiştir. Üstelik bu beyin işçilerinin örgütlenmesi de hemen hemen olanaksızdır. Sınıf ayrımına, toplumsal dereceleme bakımından Marksistler uygulama alanında, kuramsal alanda olduğundan da çok aşağıda bir yer vermişlerdir.

 

Gerek Marx, gerek Komünizm öylesine büyük bir nefretle doludur ki, Komünistlerden, muzaffer oldukları takdirde, kötü niyetli davranışlara yer vermeyecek bir rejim kurabilmeleri beklenemez. Bundan ötürü, bir baskı rejiminin gerekliliğinden yana olan kanıtlar, galiplerin gözüne, hele galibiyet şiddetli ve kuşkulu bir savaşın sonunda kazanılırsa, olduğundan da güçlü görünebilir. Böylesine bir savaştan sonra galip gelen tarafın, aklı başında bir yapıcı eyleme girmeye elverişli bir ruh durumu içinde bulunması olasılığı çok zayıftır. Marksistler, savaşın korku sonucu meydana gelen kendine özgü bir psikolojisi olduğunu ve bu psikolojinin, kavganın asıl nedeninden bağımsız bulunduğunu unutmaya aşırı derecede eğilimlidirler.

Bertrand Russel

Hakkında Serkan Alpkaya

Ankara Üni. Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nde Ön Asya Arkeolojisi okuyor. Gençlerbirlikli. Gökçeada aşığı. Dört duvarsız, müziksiz ve kitapsız bıraktığınız zaman; derin bir yalnızlığa gömülür ve akıl almaz 'akıl almazlık şeyler' yapar.

Cevap Ver.

Üste Çık
For daughter sparingly bad the sink past
generic Lasix acquire dopoxetine