http://at-expert.ru/low/soli-v-nizhnem-novgorode-zakladka-telefon.html

Müslüman Ülkelerde Müslüman Olmak (Giriş-1)

Müslüman Ülkelerde Müslüman Olmak (Giriş-1)

баклосан как наркотик Gönderildi.Fatih Rıfat Eymir in 2. Sayı, Adım Dergisi, Felsefe Düşünce, Ütopya, Yazarlar

http://USRPO.NET/pab/mefedrin-kupit.html “Eğer hırsız bir lamba ile geliyorsa,

go here Bil ki o, daha değerli mallar çalacaktır.”

кокс купить москва İranlı şair Senâî

спайс закладка Napolyon’un Mısır’ı işgali, 19. yüzyıl Müslüman aydınının bazı şeylerin yanlış gittiğini fark ettirmiştir.

http://ev-consult.ru/pab/kupit-sol-v-armavire.html Bu, 2. Dünya Savaşı’na kadar Batı’yı taklid etmelerine yol açmıştır (geleneksel Müslüman aydınları hariç). Şüphesiz bu anlayış çatışmalara ve kavgaya dönüşecekti.

спайс купить новороссийск форум İnsan telakkisi bütünüyle farklı olan Batı’da; tama-men dünyevî, kâinatın hakimidir. Hiçbir üst varlığa karşı sorumlu değildir. İslamî insan kavramıyla bağdaşmayan bir anlayıştır. Tamamiyle Allah merkezli bir medeniyet, sanat ve felsefe; düşünme ve nesneleri algılama tarzı oluşmuştur İslam’da. Bir Müslümana, geç Rönasans “dinî” sanatının ya da Titancı örneklerden daha tuhaf gelebilecek bir şey yoktur. Allah karşısında “hiç”e ulaşmaya çalışmaktır bir Müslümanın amacı. O yüzden toplu savaş ve bu düşüncenin uygulanması olan sivil insanların katli bu medeniyetin ürünü değildir. Allah, kendisine karşı işlenen kusurlar için tövbe kapısını açık bıraktığı halde, insanın yaratılmışlara karşı işlediği suçlar için bağışlayıcı olmayacaktır. Bu yüzden ‘savaş ve kavgalar’ “fundamentalist” akımların uygulamalarıdır.

http://www.smartik39.ru/pab/kak-otklyuchit-blok-provaydera.html Türkiye’de insanların Müslüman anlayışı üstünde birkaç oluşumu vardır:

1-Günlük namazlarını aksatmadan; Şerîat’e uymaya çalışarak İslam’la bağlarını canlı tuttuklarını düşünenler,

2-Şerîat hükümlerine uymadıkları, hatta düzenli namaz bile kılmadıkları hâlde “ben Müslümanım” diyenler,

3-İslâmiliği muğlak bir çeşit “hümanist” ahlâk anlayışı sürdürmek dışında belli bir İslamî ameli bulunmayanlar,

4-İslamî ibâdetleri sık sıkıya uyguladıkları, “ben dindarım” dediği hâlde, Şerîat’le çelişen (mesela ticarette hilecilik) pek çok fiili işlemekten kaçınmayan,

5-Bir tarîkate bağlı olduğunu düşünerek mânen yaşadığını sanan insanlar mevcuttur. Bunlar, Atatürk ve ülkenin dışa dönük sekülerleşmesi döneminden kalanlardır. Sudan, Ni-jerya ve Sovyet işgalinden önceki ve sonraki Afganistan gibi Müslüman ülkelerde de rastlamak mümkün.

İslâm âleminin bugün içinde bulunduğu çıkmaz, yukarıda da birkaç örnek verdim, pek çok Müslüman düşünürünü eğitim meselesi üzerinde düşünmeye itmiştir. Ve son yüzyılda çokça ihmal edilen geleneksel İslamî eğitim sistemini araştırmaya yöneltmiştir. Eğer bugün, İbn Sînâ veya el-Bîrûnî’yi yetiştirecek bir eğitim sistemi arzu ediliyorsa en üst ilâhî bilgiye erişilebilecek bütün imkânları sağlanmalıdır ve geliştirilmelidir. Eğitim, insanın hem bu dünyadaki mutluluğuna hem de bu dünyadaki belirsizlikle-rden uzak olan ebedî âhiret yurduna yöneltmek gibi bir üst gaye gütmelidir.

Batı’da 1500’den itibaren ortaya çıkan mekanis-tik evren geleneksel insanı kökten değiştirdi. Ve böylece doğaya, insan hükmedebildiğini/değiştirebileceğini gören Batılı insan bunun vehmine kapılmıştır. Geleneksel nitel bilgi giderek nicel bilgiye dönüştü. Fransız Devrimi’yle hat safhaya çıkan bu anlayış, artık yeni bir mühendislik harikasını ortaya çıkarmıştır: manevî mühendislik. “Siya-set yoluyla toplumu dönüştürme amacı, böylece ta temelde ‘eğitim yoluyla insanı dönüştürme amacına bıraktı.’”(İs-lam’da Modernleşme, Bedri Gencer, Ankara, Doğu Batı, 2012, 728.). Bu elbette, Osmanlı Devleti başta olmak üzere, Müslüman ülkeleri etkilemiştir (İkinci kısımda bunu ayrıntılarıyla yazacağım). Ve nesiller boyu devam edecek olan, Müslümanların kalblerinde ve ruhlarında çatışan/ çelişen ikili eğitim sistemi çıkmıştır. Batı’nın hızla değişen pedagojik teorilerine kapılmış modern eğitimcilere karşı hâlâ medreselerden öğrenebilecek çok şey vardır(Modern Dünyada Geleneksel İslâm, Seyyid Hüseyin Nasr (Çev. Sara Büyükduru), İstanbul, İnsan Yayınları, 2012, 162-178.).

www.adimdergisi.org Sayı – 2 – 2015

Hakkında Fatih Rıfat Eymir

Cevap Ver.

Üste Çık
For daughter sparingly bad the sink past
generic Lasix acquire dopoxetine