see

Tanrı Misafiri

Tanrı Misafiri

закладка со спайсом Gönderildi.Adım Dergisi in 2. Sayı, Adım Dergisi, Yazarlar

click here  

экстази как купить  

что такое опиум фото Hikâyesi bana benziyordu, tekrar yüzleştim geçmişimle onu dinlerken.

http://www.zenkliukas.eu/life/test-na-amfivitamin-kupit-v-apteke.html Derneğimizde klimalar arızalı, sanırım gazları eksik; ve temmuzun bunaltıcı sıcağından daha az etkilenmek için yine bütün grup arkadaşlarımla beraber Florya’daki güneş plajının oraya inmiştik.

http://siren-art.ru/race/skank-kupit.html Birkaç akşamdır alışkanlık haline gelmişti orada ağaçların altında oturmak, top oynamak, müzik yapmak ve tabii ki çay içmek.

Dedim ya, sıcaklar nedeniyle dernekteki çalışma planımız biraz aksıyordu, sabahları güne daha geç uyanarak başlıyor, geceleri de daha geç yatıyorduk.

Genellikle sahilden dönüşümüz gece iki-üçü buluyordu.

Aramıza yeni katılan bir iki arkadaş vardı ve onlar ilk ayılma günlerinde sıcaktan etkilenmesinler diye sistemi biraz da olsa değiştirmek zorunda kalmıştık.

O gece de herkes son derece keyifliydi, ben de tabi ki.

Arkadaşların ayıkken geçirdikleri her gün çok önemliydi çünkü.

 

Dernek binamız sahilden dört-beş kilometre uzaklıktaydı; yürümeye başlamıştık.

O gece biraz daha geç olmuştu saat, sanırım sabaha karşı üç buçuk civarlarıydı.

Derneğin önüne geldiğimizde, bankta aşırı derecede zayıf görünümlü genç bir adamın oturduğunu gördük. Halinden anlamıştık onun da bir bağımlı olduğunu. Eee, damdan düşme meselesi!

Genç adam bizi görünce ayağa kalktı ve bize doğru geldi.

Ağzından kelimeler zoraki çıkıyordu: “Ben ölmek istemiyorum, yardım edin!”

Ayağındaki ayakkabı parçalanmış, üzeri toprakta yattığı belli olacak şekilde pislenmişti. “Sokaklara düştüm, çaresiz kaldım, lütfen yardım edin.” diyordu.

Bu feryat, hemen kendi ayıldığım ilk günlere götürdü beni.

Nasıl da çaresizdim. Yalnız kalmıştım, param yoktu ve izmarit toplayacak hale gelmiştim; ve bana yardım edecek kimse de yoktu. İçim sızladı…

Bu çaresizliği yaşamak nedir biliyordum ve üstelik o, artık eroinden kurtulmak istiyordu.

Buraya kadar gelen bir bağımlıyı geri çeviremezdik, ama dernekte çok kalabalıktık, çocuklar yerlerde şişme yataklarda yatıyordu ve başka yatak da yoktu, aslında olsa da serecek yer yoktu.

 

Allahım dedim nasıl bir ülke burası!

 

Önce insan’ demeyi ne zaman öğrenecek bu ülke.

 

Benim şartlarım zaten çok zordu, çoğu çocuğun sigara parasını dahi bulmak zorundayken bir kişiyi daha nasıl kaldıracak-tım.

 

Bir an bunları düşünürken misyonum geldi aklıma:

 

Evet, ben kendimi bağımlılara yardıma adamıştım ve bir şekilde bu bağımlıya da yardım etmek zorundaydım. “Hoş geldin!” dedik ve yukarı ofise çıktık.

 

Gün içerisinde maddesini kullanmıştı ve sabah krizi olacaktı.

 

Onunla bütün bunları konuştuktan sonra diğer arkadaşlarla da konuştu ve müthiş bir güven duygusuyla, “Dayanacam ho-cam!” dedi, “Burada gördüklerimden sonra bunu başaracağım.”

 

Evet, başardı.

 

Krizlerin büyük oranda psikolojik olduğunu anlamıştı, bu onun inancını, gücünü artırmıştı.

 

Şükürler olsun, birinci günü dahil olmak üzere hep dışarı çıktık, top oynadı, denize girdi, banyo yaptı, arkadaşları kendi giysilerini paylaştılar onunla, toplantılarımızda konuşmaya başladı ve iştahı açıldı; belki de en önemlisi, doğal olarak uyu-maya başladı.

 

Evet, bugün bu genç adamın beşinci günü ve ona 24 saatlik madalyasını verdik, biraz giysi aldık ve gülmeye başladı. İçinde, yıllardır göremediği dokuz yaşındaki kızını tekrar görebilme umudu doğdu.

 

Tekrar yaşam sevincini yakaladı.

 

Hoş geldin aramıza genç adam, hoş geldin…

 

http://c04017u9.bget.ru/life/tramadol-gde-kupit-v-novosibirske.html Yolun açık olsun.

 

aybuder

http://artsoo.nl/pab/opiy-sirets-kupit.html Yavuz Tufan Koçak – Konuk Yazar

 

 www.adimdergisi.org – Sayı 2 – 2015

Hakkında Adım Dergisi

Cevap Ver.

Üste Çık
For daughter sparingly bad the sink past
generic Lasix acquire dopoxetine