http://www.boyzland.com/ass/xiquwaj.html

Karabağ Savaşı, Hocalı Katliamı ve Gregoryen Ruhu

Karabağ Savaşı, Hocalı Katliamı ve Gregoryen Ruhu

купить трамадол без рецепта в украине 2016 Gönderildi.Velican Polat in 3. Sayı, Adım Dergisi, Dünya, Kafkasya

купить Ганджа Колпино Karabağ Savaşı 1988-1994 yıllarında Azerbaycan ve Ermenistan sınır bölgesi; Azerbaycan topraklarının Ermeniler tarafından işgali, vahşeti ve katliamın içler acısı yüzüdür. Sovyetler zamanında Ermeniler bu bölgeyi kendisine bağlama talebinde bulunmuşlardır ve Azerbaycan bunu kabul etmemiştir.

http://www.stagelightingco.co.uk/big/sitemap50.html SSCB dağıldıktan sonra Ermeni çeteleri ve askerleri çatışmaları kızıştırmıştır ve vahşice insanları öldürmüştür. 25 Şubat 1992 günü Hocalı’ da insanlık dışı olaylar yaşandı. Anaların karnında bebekler, gözleri çıkarılanlar, anne karnındaki bebeğin kız mı erkek mi olduğuna dair yazı tura atışanlar, tecavüz ve işkencelerle dünyanın gözü önünde Ermeni askerleri bir vahşeti daha gerçekleştirdi. Vicdanlı Ermeni basın mensupları bile bu vahşete tanık oldular ve dünyaya duyurdular.

купить Героин Менделеевск Ermenileri bu derece vahşi yapacak düşünce yapısı nere-den geldi bakılması lazımdır. Osmanlı Devleti’nde sadık millet olarak nitelendirilen Ermeniler, çöküş dönemi milliyetçi etkiler ve dış vaatlerle (bazı) Ermeniler devlete diş bilemişlerdir ve çeteler kurup ayaklanmışlardır. 19.yy sonlarındaki ayaklanmaları bastırılmıştır. Çeteleşmeleri Gregoryen kilisesi etrafında daha şiddetli devam etmiştir ve silahlanarak daha güçlü şekilde 1. Dünya Savaşında baş göstermişlerdir. Ortodoks Çarlık Rusya’dan destek alarak Doğu vilayetlerinde Osmanlı askerinin yerini ihbar edip köyleri basmaktaydılar ve bölgede korku salmaktaydılar. Bunun üzerine Tehcir Kanunu çıkarıldı ve (bazı) Ermeniler (sayısı birçok kaynakta değişmektedir) savaş sonrası topraklarına geri dönme kuralı ile Suriye ve Irak sınırları içine göç ettirildi. Göç sırasında çeşitli nedenlerle ( güvensizlik, Kürt aşiretlerinin saldırıları, salgın hastalıklar, savaş zamanı imkânsızlıklar) yolda insanlar ölmüştür. Ülke içinde Katolik Ermeniler ve batı bölgesindekiler göç ettirilmemişlerdir. Dünya 2. Dünya Savaşında ABD’nin ülkedeki Japon vatandaşları Missisipi bölgesine tehcirini ve ölümleri konuş(a)mazken, Türkiye üzerinden çıkar elde etmek için bu olayı gün-demden düşürmemiştir. Savaş sonrası göç eden vatan-daşlar Avrupa’ya Amerika’ya gidip tahsil görmüşlerdir ve 1950lerde eğitimli, örgütlenmiş ;fakat vahşetin dozunu ruhlarına daha çok pelesenk etmiş güruhlarıyla ASALA olarak ortaya çıkmışlardır. Evet, Hınçak ve Taşnak’ın eğitilmiş versiyonuna ASALA denir. İçerik olarak de-hşet, katliam, faşizm ve vahşet aynı isim ile bünyelerinde bolca barınmaktaydı. Çarlık yıkıldıktan sonra Sovyetler de aynı desteği Ermenilere sağlamışlardır ve ekonomik ve askeri olarak destek almışlardır. SSCB’nin ve SSCB sonrası Rusya Federasyonu’nun askeri üssü Ermeni-stan’a konuşlanmıştır ve bir güvence sağlamaktadır. Fakir olan Ermenistan’ı diaspora desteklemekte ve büyük Ermenistan projelerini hayata geçirmek için aynı Yahudi düşüncesiyle vahşice bu süreç içinde Türk diplomatlarına ve Azeri bölgesine saldırmışlardır. Gregoryen ahlakının ahlaksızlık olduğu bu bilinçaltı ve oluşumlarla kanıtlanmıştır.

see İşte bu altyapı çerçevesinde Ermenilerin Ağrı dağından Azerbaycan’a işgal düşünceleri baş göstermiştir ve Rusya ve İran’dan aldığı destek ile işgal sürecini başlatmıştır. Hocalı ve birçok yerde katliamlar gerçekleştirmiş içler acısı durumlarını sergilemekten çekinmemişlerdir. Sonuç olarak Ermeni askerleri katliamlar ile Karabağ’ı fiili olarak topraklarına katmıştır. Acılı durum Karabağ’da kalmamış diğer Azeri köylerine de maalesef sıçramıştır. Sarkisyan Karabağ’ı biz aldık Ararat’ı (Ağrı Dağı) siz alacaksınız diye Ermeni gençlere seslenmiştir.

source url Günümüzde Güney Kafkasya’da kutuplaşmaya doğru bir gidiş mevcuttur. Bu kutuplaşmanın merkezinde Dağlık Karabağ probleminin tarafları Azerbaycan ve Ermenistan bulunmaktadır.

Dağlık Karabağ probleminin barışçı yollarla çözülme-si için yıllardır verilen çabaların sonuçsuz kalması, Ermenistan’ın Rusya yardımıyla tehlikeli boyutlarda silahlanması, Azerbaycan’ın petrol ve doğalgaz ge-lirleriyle ekonomisini düzeltmesi ve ordusunu mod-ernize ederek geliştirmesi, Azerbaycan kamuoyunda her geçen gün artan baskı ve nihayet en yakın mütte-fiki Türkiye’nin, Ermenistan’la ilişkilerini düzeltme kararı almasının yarattığı endişe, batının Rusya’nın Gürcistan’a müdahalesine yeterli tepkiyi gösterme-mesi, Karabağ sorununun her an sıcak çatışmaya dönüşme riskini beraberinde getirmiştir.

Türkiye bu süreçte Azerbaycan ile tam işbirliğine gitmiştir. Bu işbirliğinin en iyi görüldüğü konu ise Karabağ sorunu olmuştur. Zira Türkiye, dünya konjonktürünü dikkate alarak Karabağ Savaşı’nda Azerbaycan’a yardımlarda bulunmuş; askeri, ekono-mik ve siyasi ortak politika güderek desteğini esirgememiştir. Kelbecer’in Ermenilerce işgali üze-rine Ermenistan sınır kapılarını kapatarak Azerbaycan’a verebileceği en yüksek desteği vermiş ve bu kapı Batılı devletlerin tüm baskılarına rağmen hala açılmamıştır. Türkiye’de hükümetler değişse de Türk halkının, kamuoyunun ve hükümetlerinin desteği hiç azalmamış, artarak devam etmiştir. Uluslararası örgütlerde, özellikle AGİT’te, konuyu gündeme sürek-li taşımış olmasına rağmen Karabağ sorunu çözüme kavuşmamıştır.

Üçüncü nesil Ermeni toplumunun özünü unutması, batılılaşma içerisinde benliğine sahip çıkamaması, dilini unutması, Ermenistan’a sağır kalması; Erme-ni Diasporası’nı harekete geçirmiştir ve soykırım söylemleri Ermeni medyasının birinci konusu olarak gündeme taşınmıştır, taşınmaktadır, taşınacaktır. Soykırım üzerine besteler yapılması, filmler çekilmesi ve bunun duyurulması konusunda koordineli çalışma-larını sürdürmektedirler. Bu durum dâhilinde haklı pozisyonda bulunan Türk vatandaşlarının ve devletler-inin organize bir şekilde dünya medyasına Ermeni mezalimini duyurması ve haklılığını kanıtlaması gerekmektedir. Kimsenin acıları yarıştırma görüşü ol-madığı malum olan siyasette doğal olarak çıkar politi-kası izleyen her devlet gibi biz de hakkımızı savunup Ermenilerin haksız da olsa savundukları 3T(tanınma, tazminat, toprak) talebine karşı Karabağ hakkımızı her mecrada duyurmalı ve bu bilinç ile hareket etmelidir.

Velican Polat
www.adimdergisi.org – Sayı – 3 – 2015

Hakkında Velican Polat

Cevap Ver.

Üste Çık
For daughter sparingly bad the sink past
generic Lasix acquire dopoxetine