http://therapeuticexchange.com/disqusion/90-magniy-zhidkiy-instruktsiya-po-primeneniyu.html

Mecelle Üzerine

Mecelle Üzerine

here Gönderildi.Esma Memi in 3. Sayı, Adım Dergisi, Felsefe Düşünce

source site “ Ahmed Cevdet Paşa, Mecelle’nin hazırlanmasında önayak olmakla yalnız İslam Hukukuna değil dünya hukuk hayatına da büyük bir hizmette bulunmuş, hem kendi adını hem de hazırladığı bu mükemmel eserin adını ebedileştirmiştir.” Bernard Lewis

Ahmed Cevdet Paşa (1823-1895) dönemin saygın alimlerinden eğitim görmüş kısa zaman-da devletin çeşitli kademelerinde vazifelerini layıkıyla yerine getirmiş Farsça, Arapça, Fransızca ve Bulgarca dillerine hakim; yönetici, hukuk adamı, edebiyatçı ve tarihçidir. Ve hatta sosyolog idi desek hata etmiş olmayız. Ahmed Cevdet Paşa yaşamı süresünce Meclis-i Maarif azalığı, Darülmuallimin müdürlüğü, Encümen-i Daniş azalığı, Galata Mollalığı, Meclis-i Ali Tanzimat azalığı, Bosna Hersek müfettişliği, vezir (paşa ) rütbesi ile Halep Valiliği, Divan-ı Ahkam-ı Adliye ve Cemiyet-i İlmiyye Başkanlığı, Evkaf Nazırlığı, Dahiliye Nazırlığı ve Şurayı Devlet (Danıştay) reisliği görevlerinde bulunmuştur. Aynı zamanda Hukuk Fakültesinin kurucusudur. Önemli Türk mantıkçı ve fikir adamlarından Ali Sedad ve ilk kadın yazarımız olan Fatma Aliyye Ahmet Cevdet’in evlatlarıdır.

Osmanlı Devleti’nin 19.yy batılılaşma hareketleri içerisinde belki de en önemlisi kanunlaşma çalışmalarıydı. 1868’de Ali Paşa, Abdülaziz’e sunduğu reform tasarısında Fransız Medeni Kanunu’nun iktibasını önermişti ve hatta çeviri için bir komisyon kurulmuş-tur. Kültürümüze yaşayışımıza çok yabancı olan Fransız Medeni Kanunu iktibas çalışmalarının gündemde olduğu bu dönemde Ahmed Cevdet Paşa’nın öncülüğünde bir takım hukukçular yeni ve milli bir kanunun hazırlanması gerekliliğini dile getirmişlerdir. Ahmed Cevdet Paşa’nın yasanın hazırlanması ve yürürlüğe sokulma sürecinde-ki gayretleriyle Mecelle ile adının birlikte anılması pek tabiidir.

Mecelle-i Ahkam-ı Adliye’nin mukaddimesi olan ve genel hukuk kaidelerini içeren 100 madde ve ilk kitabı olan Kitab’ul Buyu (alışverişe ilişkin hükümler) 1869’da yürürlüğe girmiştir. Diğer 15 kitap da 1876 yılına dek 7 yıllık çalışmalarla hazırlandıkça yürürlüğe konmuştur. 1851 maddeden oluşan Mecelle özellikle Eşya Hukuku, Borçlar Hukuku ve Usul Hukukuna ilişkin hükümleri barındırmaktadır. Ve hiçbir maddesi bir diğeriyle çelişir vaziyette değildir. Günümüz hukukçuları hala kanunları yorumlarken mecellenin genel kaidelerinden faydalanmaktadırlar. Mecelle-i Ahkam-ı Adliye özel hukuk alanındaki ilk kodifikasyon ve kanunlaşmadır. Zira o zamana kadar tek dereceli ve tek hakimli olan şeriye mahkemelerinin yanına ,daha çok dış ülkelerin baskısıyla, bir de nizamiye mahkemeleri kurulmuştu ve fakat bu yeni avrupai tarzdaki mahkemelerde hükmün nasıl verileceği hususunda yeterli kaynak ve başvurulacak ye-terli bilgi düzeyinde hakim bulunmuyordu. İşte Mecelle heyeti bu boşluğu doldurma çabalarının ürünüdür.

Daha sonraları Şurayı Devlet, müzakereler sırasında Fransa ve diğer Avrupa Mahkemeleri kanunlarından istifade ile Usul Hukukuna ilişkin bazı değişiklikler yaptı. Bu değişiklik 1879’da Usul-i Muhakeme-i Hukukiye Kanunu adıyla yürürlüğe girdi. Ahmed Cevdet Paşa’nın vefatından sonra mecelle cemiyetinin çalışmaları yavaşlamıştı. 1916-1923 yıllarında Mecelle’yi tadil için komisyon kurulduysa da teklif edilen maddeler kanunlaşamadı. 1926’da bazı değişikliklerle tamamen tercüme ettirilen İsviçre Medeni ve Borçlar Kanunu yürürlüğe girdi. Böylece 57 senelik Mecelle ve Türk İslam Hukuku rafa kaldırıldı.

Osmanlı Devleti’nin kozmopolit yapısı gereği Mecelle Arapça, Bulgarca, Rumca, Ermenice’ye hatta Fransızca ve İngilizce’ye dahi tercüme olunmuştu. 1926’da yürürlük-ten kaldırdığımız Mecelle Arnavutluk’ta 1928, Kıbrıs’ta 1946, Suriye’de 1949, Irak’ta 1951, Ürdün’de 1979, Sözde İsrail Devleti’nde ise 1983 yılına kadar yürürlükte kalmıştır. Bugün mecellenin tesiri Osmanlı bünyesinden ayrılan devletlerden ziyade İsrail’de görülür. Sözde İsrail Devleti’nin hala ayni haklar hususunda pek çok hüküm-leri Mecelle ahkamını barındırır. Görüldüğü üzere şartlara daha uygun olacağı hasebiyle o topraklarda hüküm süren yasaları kendilerine de uygulamakta sakınca görmemişlerdir.

Şimdi hala Mecelle’ nin Aile ve Miras Hukukuna ilişkin hükümleri içermediği gerekçesiyle tenkitlerine şahit oluyoruz. Şunu belirtmek gerekir ki Osmanlı Devleti çok farklı milletleri, grupları bünyesinde barındırmakta idi. Müslüman Hristiyan ve Musevilerin Aile Hukuku alanındaki kabulleri oldukça farklıdır ve söz konusu kabullerin aynı hükümlere tabi kılınması neredeyse imkansızdır. Tüm bunlar bir yana Mecelle’nin pozitif hukuk kuralları içeren her yasa gibi eksikliklerinin olması doğaldır. Önemli olan uygulanmak üzere düzenlendiği toplumun ihtiyaçlarını karşılayıp karşılamadığıdır.

Hala yanlış anlayıp uyguladığımız bir mevzumuz var bizim. Batılılaşma, salt batı kültürünü yasasını ahlakını iktibas etmek demek değildir. Eksikliği hissedilen konularda batı coğrafyasının gelişimini izleyip belki tadile gitmek belki ken-di benliğine uygun hale getirmektir. Ama asla batıyı olduğu gibi uygulamak değil. Biz Orta Asya’dan kopup gelen Mezopotamya ile harmanlanmış bir doğu toplumuyuz. Batının ne ahlakı ne düzeni bize uygun olmayacaktır. Toplumun yapısını doğrudan etkileyen ve zaten toplumsal yaşayışın geleneğin bir ürünü olan özel hukuk yasaları uygulandığı topluma hastır. Dolayısıyla bizim yaşayışımız, geleneğimiz, dinimiz ve coğrafyamızla uzaktan yakından alakası ol-mayan bir toplumun Medeni Hukuku ve bünyesindeki Aile Hukukunun kullanılıyor olması ona ait olmayan bir parçanın zorla yerleştirildiği bir yapboza benzeyecektir.

Shwarz 1926 Türk Medeni Kanunu için “ … katiyen Türk menşeli olmayan bu kanunun müebbeden devamı fikrinde değilim. Külli reform günü gelecektir.” İfadesini kullanmıştır. Üzgünüm ki Yeni Türk Medeni Kanunu(2011) da Shwarz’ın beklentisini boşa çıkarmıştır.

KAYNAKÇA

Ekrem Buğra EKİNCİ – Ahmet ŞİMŞİRGİL , Ahmet Cev-det Paşa ve Mecelle

Mehmet Akif AYDIN , Türk Hukuk Tarihi

Mehmet Akif AYDIN , Mecelle’nin Hazırlanışı

Cihan OSMANAĞAOĞLU KARAHASANOĞLU , Me-celle-i Ahkam-ı Adliyye’nin Yürürlüğe Girişi ve Türk Hukuk Tarihi Bakımından Önemi

AKU Hukuk Fakültesi Mecelle Sempozyumu (27.09.2014)

 

Esma Memi

www.adimdergisi.org – Sayı – 3 – 2015

 

 

Hakkında Esma Memi

Cevap Ver.

Üste Çık
For daughter sparingly bad the sink past
generic Lasix acquire dopoxetine