http://antonalex98.myjino.ru/sharre/harakteristika-organizatsionnoy-kulturi-primer.html

Rabindranath Tagore

Rabindranath Tagore

Gönderildi.Sibel Naz in 3. Sayı, Adım Dergisi, Biyografi, Edebiyat & Şiir, Kültür Sanat

Merhaba arkadaşlar. Size aşina olduğum bir kültürün edebiyatçılarından birini tanıtmak istiyorum. Kendisi 07.05.1861 Bengal,Kalküta doğumludur. Etnik kökeni Bengal olup Hindistan’da yetişmiştir. Atalarının soyu 11. yüzyıla dayanır. Soyunun kurucusu bir BRAHMAN’dı. Babası varlıklı bir din adamıdır. Kendisi özel öğretmenlerden ders aldı, Londra’ya gönderildi ve ora-da hukuk eğitimi aldı. O sırada İngiliz şair WİLLİAM WORDSWORTH’un etkisinde kalmaya başladı.

 

19. yüzyılda Bengalli RACA RAMMAHUN ROY onun edebiyat alanında daha da gelişmesinde rol oynadı. Onun ve babasının etkileri altında şairin dünya görüşü Hindistan’ın geleneksel kast sınırlarını aşarak panteist bir dünya inanışının yanı sıra, Hindu dininin tekelci ve çok gelenekçi çemberini kıran bir olgunluğa kavuşmuştur. Öğretmeni Roy; Hindistan’da dinin oynadığı büyük rolü bildiği için, her şeyden önce bu alanda reform yapmak zorunluluğu duymuştu. Kendisi Hindu olduğu için Hint dininin bozulmasına üzülüyordu, fakat sosyal gerçekleri görecek kadar ileri görüşlü bir insan olduğundan reform yoluna gitmedi. 1930’da Hindistan’da yeni bir mezhep olan Brahmoizmin temelini attı. Brahmo Samaj adı altında tanınan bu hareket Hinduluk, Müslümanlık ve Hristiyanlığın ortaklaşa değerlerini bir çatı altında toplamaktaydı. Bu yeni din, mucize ve kerameti bir yana iter, her şeye egemen mutlak ve yanılmaz bir kuvvet yerine, bilgelik ve aşkın esin kaynağı olan insan ve dünyayı kavrayan, yücelten bir varlığa inanır. Bu Tanrı Upanishad’lardan alınan bir cümleyle tamamlanır: “Tektir ve biçimi yoktur, ama binbir amaçla, binbir şekle girer..”

Brahmo Samaj’ın belli başlı sosyal ülküleri kardeşlik, ahlaklılık, insanseverlik, kadınlığın yükseltilmesi, kastların kaldırılmasıdır. Bu noktalarda klasik Hinduizmin karşısındadır. Rammahun Roy tarafından kurulan Brahmo Samaj; Rabindranath Tagore’un babası ile Keshup Shandrasen tarafından geliştirildi. Tagore’un bu yeni oluşturulan mezhepten etkilenmesi; 22 yaşında yazmaya başladığı yıllara denk gelir. Bu yıllarda daha sonradan ilinti kuracağı Avrupa kültürüne pek rastlanmaz.

 

O yıllarda Bengal Hindistan’ın her bakımdan canlı ve ileri bölgesiydi. Din, edebiyat, politika alanlarında yeni görüşler beliriyordu. Kendisinden önce edebiyatta yenilik yapmış olanlar olmasına rağmen, kendisini tutuculuktan kurtaran ilk şair ve yazar olarak bilinir. İlk yazdığı “Sabah Şarkısı” adlı şiiri yüzünden şiddetli eleştirilere maruz kalmıştır. Doğa ve insan sevgisinin yoğun olduğu Kitan Jali’nin ünü dünyaya yayılmıştır. Eserlerinde ince bir lirizmle, mistisizm harmanlanır.

 

Hindistan’ın İngiliz Emperyalizminin boyunduruğun-dan kurtulması için büyük çabalar sarfetmiş ve bunu ılımlı bir üslupla yapmıştır. Edebiyat alanında ki başkaldırısını yeterli bulmayıp gençliğin milliyetçi bir eğitimle yetiştirilmesi amacıyla 1901’de Kalküta yakınlarında ki Balpur’da Sükun Barınağı anlamına gelen Santiniketan adını verdiği bir okul kurdu. Bun-dan başka Bangadorshan adıyla edebiyat dergisinin başyazarı oldu. 1924’de Batı ve Hint geleneklerini kaynaştıran Vishna-Bharati Üniversitesi’nin oluşumuna yol açtı.

 

Bengalî dilinde yazdığı yapıtlarınının, hemen hemen hepsini kendisi ingilizceye çevirdiği için, dünyanın onu hızlı tanıması kaçınılmaz oldu. 1913’te Romain Rolland’ın çok övdüğü Gora adlı romanıyla Nobel  Edebiyat Ödülü’nü aldı. Kitapta Gora adlı bir gencin hayatından kesit sunulur. 1915 yılında İngiltere “Sir” unvanını verdi. 1919, Hindistan tarihinde bir dönüm noktasıdır. Amritsar Kıyımı, Gandi’nin ulusal önder olarak belirmesi bu yıl içinde olmuştur. Gandi ve Tagore iki yakın dosttur. 21 Mart 1919’da çıkarılan bir yasayla, yönetimin savaş döneminde kullanabildiği özel yetkileri barış döneminde de elinde tutması sağlanıyordu. Irkçılık temellerine dayanılarak çıkarılmış bir yasaydı. Gandi pasif direnişi gündeme getirdi. Kısa süre sonra, 13 Nisan’da Amritsar’da halktan 400 kişi öldürüldü, 2 bin kişi de yaralandı. Altın Tapınak’a girilip Si hler’in üzerine ateş açıldı. Pencap’ta sıkıyönetim ilan edildi. Tagore bir şeyler yapmak gerektiğine inanıyordu. Genel Vali Lord Chelmsford’a bir mektup yazarak Sir unvanını geri verip, Gandi’ye destek oldu. 67 yaşında resim yapmaya başlamasıyla, kast ve emperyalist sistemlere karşıtlığı ve üstün yeteneğiyle dünyanın sayılı şairleri arasına girmiştir. 7 Ağustos 1941’de doğduğu şehir Kalküta’da ölür.

see url OLDUĞUN GİBİ GEL

 

Olduğun gibi gel, süslenmek için uğraşma!

Saçının örgüleri çözüldüyse

Ayrımı düzgün değilse

Korsenin kurdeleleri bağlanmamışsa, aldırma!

Olduğun gibi gel, süslenmek için uğraşma!

Çimenlerin üzerinden, koşar adımlarla, gel!

Dudağının boyası çiğ taneleriyle silindiyse

Ayaklarında şıngırdayan bilekliklerin gevşek duruyorsa

Kolyenin incileri koparak yere düşüyorsa, aldırma!

Çimenlerin üzerinden, koşar adımlarla, gel!

Gökyüzünü kara bulutlar kaplıyor, görmüyor musun?

Irmağın karşı kıyısından turnalar havalanıyor

Ve anında, rüzgar gibi, arka arkaya

Geniş fundalıklar üzerinden geçip gidiyorlar

Ürkmüş koyun sürüleri ağıllarına koşuyor

Gökyüzünü kara bulutlar kaplıyor,görmüyor musun?

Aynanın önündeki feneri yakma boşuna

Alev yine titreyecek ve rüzgar onu yine söndürecek.

Gözlerin sürmesiz olsun, ne fark eder ki?

Gözlerin gökyüzündeki bulutlardan daha siyah, bilmiyor

musun?

 

go here Rabindranath Tagore Sözleri

 

  • Eğer güneşi gözden kaçırdım diye gözyaşı dökersen, yıldızları da gözden kaçırırsın.

  • Rüya, durmadan konuşan bir karı; uyku, ses-sizce ıstırap çeken bir kocadır.

  • Mutluluğun kabullenmeyle, mutsuzluğun beklentiler ve hayatın tutturduğu yol arasındaki mesafeyle çok ilgili olduğunu öğrendim.
  • Dünya can çekişen yüreğin telleri üzerinde gidip gelirken, kederin müziğini çalar…

  • Hiçbirşey saklamadan.. hayatımı apaçık önüne serdim…Bu yüzden çözemiyorsun beni…

  • Allah insanın lamba ışığını kendisinin büyük yıldızlarından daha çok sever.

  • Yüreğin görüş açısından baktığında, uzakta olan burnunun dibinde görünür.

  • Sevincin kapaklarını acıların anahtarıyla aça-cağız. Kanatları altınla kaplı kuş uçamaz.

  • Doğru olmayan yol, yol kalabalık bile olsa ıssızdır.

  • Eğer bir insanın hayatından daha değerli bir şeyi yoksa onun hayatının da değeri yoktur.

  • Aşk belki çok acı veren bir şeydir ama yine de ona güvenin.

  • Uyudum, rüyamda hayatın sevinç olduğunu gördüm, sonra uyandım, hayatın görev olduğunu anladım. Çalış-maya başladığımda bir de baktım, görev de sevinç ola-biliyormuş.

  • Boş zaman yoktur boşa geçen zaman vardır.

  • Yıldızlar ateş böceği zannedilmekten korkmazlar.

  • Her doğan çocuk, Tanrı’nın insanoğlundan hala umut kesmediği mesajını getirir.

 

Sibel Naz

www.adimdergisi.org – Sayı – 3 – 2015

 

 

Hakkında Sibel Naz

Cevap Ver.

Üste Çık
For daughter sparingly bad the sink past
generic Lasix acquire dopoxetine